Nereye?

Oluşturma 19 Ekim 2014 Kategori Köşe Yazıları İzleme 302

Bir karamsarlık, bir yılgınlıktır gidiyor. Hiç kimse, özellikle gençler Yozgat’ta kaldıkları sürece gelecekten umutlu değiller.

 

Sık sık yazıyor, hatırlatıyorum. Nerdeyse herkesin aklına bir göç fikridir yerleşmiş durumda. Yozgat nüfusuna kayıtlı insanların zaten üçte ikisi Yozgat dışında yaşıyor.

 

Ama en büyük tehlike dün umutlu görünenlerin bile bu gün umutları tükenmiş gibi.

 

 Bu şehri yönetenler; 

 

Valisi, belediye başkanı, milletvekili, siyasetçisi, atanmışı, seçilmişi, aklı erenleri bir arya gelip de bu şehrin geleceği için bir şeyler üretmenin peşinde değiller.

 

Bu insanların bırakın gelecekte ki Yozgat için proje üretmesini, günü birlik işler için bile son yıllarda bir araya geldikleri yok.

 

 Herkes bu şehrin horozu benim havasında. 

 

Hele iktidar partisinin yöneticileri yatırım ve hizmetler konusunda Yozgat’a getirebildikleri bir şey olmadığı gibi ülkeye yapılan yatırımlarla Yozgat’ta övünmeyi bir şey sanıyorlar.

 

Tabi bütün bu kopukluğun bir takım nedenleri var. 

 

Bunların başında da bu şehrin sorunlarının ve bu şehrin geleceğinin konuşulup, tartışılacağı bir mahalli televizyonun yokluğu geliyor.

 

Artık bizim insanımız kendi şehriyle ilgili bilgiler dâhil, her türlü bilgiyi ulusalda yayın yapan televizyonlardan alıyor. Mahalli televizyonumuz olmadığı için Yozgat ve ilçelerinin sorunları ile ilgili fazla bir bilgiye sahibi olamıyorlar.

 

 Bırakın fazlasını hiçbir bir bilgiye sahibi olamıyorlar. 

 

Onun içinde seçimler gelince de kendi şehrinin sorunlarına göre değil parti genel başkanlarının konuşmalarına göre reylerini veriyorlar. 

 

Bizim de bir mahalli televizyonumuz olsaydı. O televizyonda bu şehrin sorunlarını güzel güzel konuşup tartışsaydık, halk da bu konuşmalardan yararlanarak yaşadığı şehrin sorunlarıyla ilgili bilgi sahibi olsaydı. Ona göre de siyasi tercihini yapsaydı kötü mü olurdu?

 

Bırakın genel seçimleri mahalli seçimlerde bile genel başkanların etkisinde kalarak bizim insanımız rey veriyor. Oysa şehrine bir belediye başkanı seçerken seçeceğin belediye başkan adayının kapasitesine, bilgi birikimine, donanımına bakmak daha doğru olmaz mı?

 

İşte bütün bunların halk arasında bir değerlendirmeye tabi tutulamaması, şehri yönetenler arasında bir birliğin sağlanamaması bana göre öncelikle bir mahalli televizyonun olmayışından kaynaklanıyor.

 

 Sanki her şey kapalı bir kutu gibi. Mahalli televizyonumuz yok. Bizim insanımızın zaten mahalli gazete takip etme oranı çok düşük. Artık şehir de ki her türlü bilgi duyum üzerine kurulmuş. Şehrin yöneticilerinin çıkıp da düzenli olarak halkı bilgilendirmenin yerini dedi kodu kültürü almış durumda.

 

Hizmet ve yatırımlar zamanın da gelmeyince, haliyle işsizlik, yokluk, yoksulluk da yıllardır aşılamayınca, bir de halk şehrin yöneticilerine ve kendi seçtiklerine bir türlü ulaşıp da gerek kendi sorunlarını, gerekse şehrin sorunlarını anlatamayınca bu durum başta gençlerimiz olmak üzere bizim insanımızı karamsarlığa itti.

 

 Karamsarlığın arkasından panik ve göç başladı.

 

 İşte şimdi biz bu psikolojiyi yaşıyoruz.

Ali Açıkgöz

Ali Açıkgöz

Leave a comment

You are commenting as guest. Optional login below.

Yorumlar

Ne kadar ne verebileceklerse....

Super User Super User 09. Kasım, 2014 |

Allah rahmet eylesin

Super User Super User 09. Kasım, 2014 |

her ne kadar hayvanseverlerin tepkisini alsada

Super User Super User 09. Kasım, 2014 |

Yerköy adına sevindirici bir durum.

Super User Super User 09. Kasım, 2014 |

Hayırlı ugurlu olsunb

Super User Super User 09. Kasım, 2014 |